Abaza-Abhaz etnosu «Alashara» Yardımlaşma Uluslararası Birliği

Kerim Leonidoviç Mhtse: “Edebiyat Enstitüsünün Bana Katkısı Çok Büyük Olmuştur”

Керим Леонидович Мхце: «Трудно переоценить то, что дал мне Литературный институт»


Kerim, V. Mayakovskiy’nin eserleri ile ilgili büyük monografilerin sahibi ünlü edebiyatçı A.A. Mihaylov’un yönettiği şiir seminerine yerleştirilmiş ve o aynı zamanda edebiyat ustalığı dersini veriyordu. Antik edebiyatına Prof. A.A. Taho-Godi, 17-18 yılları Yabancı Yazarlar Edebiyatına Prof. S.D. Artamonov giriyordu. O zamanlarda onlar tüm ülkenin filoloji meslekli yüksek öğretim kurumların okudukları kitapların sahipleriydi. Sovyet edebiyatını eğitim ve ilmi çalışmalardan sorumlu rektör yardımcısı A.M. Galanov, Tiyatro Sanatının Temelleri dersini rektör V. Pimenov, Orta Çağ ve Rönesans devri yabancı edebiyatını provansal lirik üzerinde mutehassıs olan V.A. Dınnik öğretiyordu. Derslerde o Fransızca şiirleri okur ve hemen kendi tercümelerini sunardı. Yaptığı sadece izlendirmiyor, hayranlık uyandırıyordu!

Entsitüde hakim olan demokratik ortam da beni etkilemişti. “Öğretim üyelerin entellektuel ve kültür seviyelerini bizimkilerle kıyaslamak – komiktir. Bizlerle aralarında büyük farklılık mevcuttu, fakat onlar yine bize aynı seviyedeki kimselere hitap eder gibi, bizimle danışmak süretiyle, saygıyla konuşurlardı. Benim için bunun anlamı büyüktü ve bu yüzden de onlara tüm kalbimle hayatımın son gününe kadar minnettarım.”

Şiir semineri yöneticisi Aleksandr Aleksandroviç Mihaylov’dan Kerim şöyle bahsederdi: “Büyük kültür sahibi insandı. Seminerleri çok ilginçti. Bana çok katkısı olmuştur. O, sanki beni plastisinden yapmış gibi şu an bende olan herşeyi şekillendirmiştir. Tüm derin ilmine rağmen Aleksandr Alekseyeviç tevazu sahibiydi. 17 yaşında Vatan Savaşı’na katılmış, göğsünün her iki yanı nişan ve madalyalarla doldurulmuştu. Biz ise hiçbir şeyi bilmiyorduk, ancak mezuniyet gecesi görmüştük. Hala bizimle ilgileniyor, eliyle yetiştirdiklerini takip ediyor. Yazarlar Birliğine kabul edildiğim için özel olarak bana telefon etmişti, ben ise onu hepten unutmuştum...” 

İlk kış yarıyıl sınavlarını Kerim çok kötü vermişti: iki “dört” (yeni ve en yeni tarih, eski Rus edebiyatı ve iki “üç” (Antik Edebiyatı, Dilbilimine Giriş). Bir sonraki yaz yarıyıl çok daha iyi: Edebiyatçılığa Giriş, 18 Asır Rus edebiyatı, Orta Çağ ve Rönesans Devri Yabancı Ülkeler Edebiyatı – “pek iyi”, SSCB Tarihi ve Modern Rus Dilini – “iyi” notunu almış. Bundan sonraki sınav notları bu seviyede bulunuyordu, yine çok nadir de olsa sınav geçme defterine “geçerli” notlar da uğrayabiliyordu.

1971 yılı şubatta Kerim’in daha askerde iken, KPSS üyeliği adayı olmasından beri bir sene geçmişti. Ve işte deneme süresinin geçmesinden sonra Edebiyat Enstitüsü’nün duvarları içerisinde (kommunist) partiye kabul edilmişti. O ikinci sınıftan itibaren artık enstitünün parti teşkilatına dahildi, öğrenci meslek komitesi sekreteri idi.

İlk sınıfın sonunda Kerim’e parti teşkilatı başkanı ve grubun başkanı tarafından imazalanan  yazılı karakteristik düzenlenmişti: Mhtse K.L., KPSS üyesi, enstitüde okuma süresince kendini ciddi, ihtimamlı öğrenci olarak tanıtmış, okuma sürecine sorumluluk ile yaklaşıyor, seminer ve pratik derslere aktif olarak katılıyor. Çok okuyor, ülke hayatında olayları analitik olarak izliyor, dış ülke işçi sınıfının hayatı ile ilgileniyor. Kollektifin hayatına aktif olarak katılıyor, Burs komisyonunun üyesidir, halk drujinası üyesidir. Gündelik hayatta mütevazi, moral yönünden dayanıklıdır. 12.05.71”.

Aynı zamanda öğrencisi hakkında görüşünü seminer yöneticisi A.A. Mihaylov yazmıştır: “Genç yaşına rağmen (22 yaşındadır) Kerim Mhtse Abaza dilinde iki tane fazla büyük olmayan kitapçığı çıkartmıştır. Şiirlere ciddi yaklaşıyor. Eksikliği, fazla erkence “bilge” olması, yaşından daha büyük gözükmek istiyor, genç, coşkun, şu andaki halini belirtmekten çekiniyor. Kerim’i ben işte ona davet ediyorum. Bu hariç herşey onda mevcuttur. Kendine ve modern konulara güven onu şiirin geniş caddesine çıkarabilir. 2’nci sınıfa geçmeyi hakediyor. 20.05.71.”

Mihaylov, Kerim ile ilgili aynı değerlendirmeyi ikinci sınıfı tamamladıktan sonra da yapmıştır: “Ciddi öğrenci. Sanki biraz içine kapanıkmış gibi de gözüküyor, seminer derslerinde nadir konuşuyor, sadece görevlendirilince. Geçen seneye kıyasla gelenekselliği, yerelliği, tarz ve konu sınırlanmışlığını biraz aşmış gibi gözüküyor. Bu yöndeki adımlar daha çekingen, fakat düşünülmüş olarak atılmıştır. Kendi ve arkadaşlarının şiirlerini Rusçaya çevirmeye çalışıyor. Sanatsal çeviriden bahsediyorum. Şu anda onları değerlendirmekten geri duracağım. 3’ncü sınıfa geçmeyi hakediyor. 11.05.72.”

Üçüncü sınıfta Kerim “Abaza şairi Mikael Çikatuyev’in sanatında gelenekler ve modernizm” adında sınıf çalışmasını yazmıştır. Eğitim ve ilmi çalışma yönünden rektör yardımcısı A.M. Galanov onu değerlendirken, şöyle yamıştı: “Bu, Abaza edebiyatı ve, sanırım, azınlık diğer halkların edebiyatlarının önünde bulunan meseleler hakkında çok sayıda ciddi bilgiyi içeren  çok vicdani ve içten çalışmadır. K. Mhtse sadece sovyetler döneminde oluşan öz dilleri ve edebiyatlarının talihleri hakkında kaygılarını yazıyor ve onların, neredeyse imkansız olan – kısa sürede diğer halkların edebiyatlarına yetişmeleri gerektiğini belirtiyor. Yazarın fikirlerinde birçok tartışmalı taraf veya tekdüzelik izleniyor, fakat yine de kaygı ve endişeler herhalde asıllı olmalı ve bu konuda çalışmasının artı ve eksileri kendisine konuşmamızda ayrıntılı olarak anlatılmıştı. Yazarın Rus dili konusunda iyi, emin bilgisini sevinerek belirtiyorum: onun sadece imla ile ilgili değil, aynı zamanda inşai hata ve eksiklikleri pek azdır.

Bir sonraki yılın sınıf çalışması olarak Kerim’in ilk zamanlardaki Mayakovskiy’nin şiilerini seçmiş olması gerçeği de ayrıca belirtilmeyi hakediyor. Seçimin şaşırtan tarafı şudur ki, proletarya şairi hiçbir zaman sevdiği yazarlar arasında değildi ve kendi sanat arayışında hiçbir zaman onu örnek almazdı, fakat lirik kahraman Mhtse’nin Mayakovskiy ile bazı benzerlikleri kabul edilmelidir. Demek, ondaki bir özellikler Kerim’i kendine çekiyordu, Mayakovskiy ona göre bir yönleri ile değerli ve ilginçti.

Çalışmayı Dç. Birükov 26 aralık 1973 yılında kontrol etmiş ve geçti notunu vermişti. Gerçi, değerlendirmesi fazlaca kuru ve lakonik olmuştu: “Konuya doğru yönde yaklaşıyor. Çalışmada materyel çoktur. Mantıklı açıklıyor. Düşüncelerini belirtmeyi ve kendi pozisyonunu ispatlamayı biliyor.”

Mhtse’nin öğrencilik yıllarındaki önemli olan sıradaki olayları de belirtelim:

20 ile 23 kasım arası Tula ş. çalışma stajını yapmış ve orada sınıf arkadaşları ile birlikte fabrika çalışanları ve şehir sakinlerin için düzenlenen edebiyat toplantılarına katılmıştır;

biraz daha öncesinde Edebiyat Enstitüsü heyeti bünyesinde “Beyaz Kar” ve “Sahil” adında çok ünlü romanların yazarı Yuriy Bondarev’in başkanlığında, öğrenci S.A. Lutskiy ile birlikte Alman Demokratik Cumhuriyeti’nde bulunmuş;

1974 y. 5 nisan ile 30 temmuz arası diploma öncesi eğitim-çalışma stajını “Kommunizm Alaşara” (Kommunizm’in Işığı) Abaza gazetesinin kültür bölümünde yapmıştır;

13 mart 1975 y. Dç. A.A. Mihaylov’un yönetmenliğinde “pek iyi” notuyla “Beyaz Akasyalar Ne Zaman Uyanacak” konulu sanatsal diploma çalışmasını savunmuştur;

aynı sene 3 temmuzda Marks-Lenin felsefesi sınavını “iyi” notu ile, bir hafta sonra ise Rus dili ve Sovyet edebiyatından ikinci sınavını geçmiş (aynı şekilde “iyi” notuyla);

ve artık 20 temmuzda beş yıllık eğitim sonuçlarını belirleyen Edebiyat Enstitüsünde emir yayınlandı: “SP SSCB A.M. Gorgiy adlı Edebiyat Enstitüsü’nü “Edebiyat çalışanı” branşında tamamlamış varsaymak ve sıradaki öğrencilere diplomaları vermek: 21. Mhtse Abdul-Kerim Leonidoviç”.

Kerim Edebiyat Enstitüsünde okuduğu sürece içerisinde SSCB tarihini, Yabancı Ülkelerin Yeni ve En Yeni tarihini, KPSS tarihini, Politekonomiyi, İlmi kommunizm temelleri derslerini gördü. Antikten başlayarak Moderne kadar tüm yabancı edebiyatı, folklordan eski çağ Rus edebiyatına kadar tüm Rus edebiyatını da okudu. Teorik kursların önemi büyüktü: Edebiyatçılığa giriş, şiir yazmanın, sanatsal nesrin ve tercümenin teori ve pratiği. Programda dil kursları oturaklaşmış yeri edinmişlerdi: Rus Edebi Dilinin tarihi, Dilbilimciliğe giriş, Modern Rus dili, pratik anlatıbilimi, editörlüğün teori ve pratiği. Kültür dağarcığının genişletilmesinde bir de müzik, resim, tiyatro sanatları, sinema dramaturji ve sinema sanatının büyük rolü vardı. Tümden 45 ders olup, onlardan 4 tane “geçerli” notunu almış, 2’si dil ile ilgili olanlardı. Diplomaya göre, Mhtse 21 ders, özel kurs ve seminerden “geçti” notunu, 11 “iyi” ve 9 “pek iyi” notunu almıştı. Bunun dışında, Marks-Lenin felsefesi, Rus ve Sovyet edebiyatından devlet sınavlarını vermiş, sanatla ilgili diploma çalışmasını hazırlamış ve savunmuştur.  

Enstitünün hayatındaki önemi sorusuna şair şu şekilde cevap vermiş: “Edebiyat Enstitüsünü kazanana kadar benim bilgi dağarcığım ve genel kültür seviyem sıfıra eşitti denebilir. Enstitüyü bitirdikten sonra ise, belki çok fazla geniş olmasa da, fakat dünya kültürü hakkında belirli bir fikrim oluşmuştu. Yazan insan için bunu önemi büyüktür. Eğer ben Abaza yazarıysam, bu hiçbir şekilde sadece kendi edebiyatımın gelenekleriyle ilgilenmem, diğer kültür köklerimin, diğer kılavuzlarımın olmaması gerektiği anlamına gelmemelidir. Bu şekilde ben hiçbir şey üretemem, hepimiz de bu tür görüşe tabii olursak, edebiyatımız ileriye doğru hiçbir adım ilerlemeyecektir. Bu yönden, Edebiyat Enstitüsü’nün bana katkısı çok büyük olmuştur: o dipsiz deryadır.”