Abaza-Abhaz etnosu «Alashara» Yardımlaşma Uluslararası Birliği

Güneş Işığına Sevinmek

Радоваться солнечному свету


15 haziranda ilim adamı, eğitimci, metodist, gazeteci, tercüman, şarkı yazarı, bard olan Bilal Hasarokov 60 yaşına giriyor. Çok kullanılan deyim hatıra geliyor: “Yetenekli insan her konuda yeteneklidir”. Fakat bu sefer, herhalde, Yaratıcı vergisinden daha çok çalışma ve insanlara yardımcı olma isteği ile karşı karşıyayız.

Fazla Sert Olmayan Baba

Bilal Kubina’da doğmuştur. Babası dindar insandı, Kur’anı okurdu ve “Mata efendi” olarak adlandırılırdı, bazen de “tek ayaklı” eklenirdi – kusurunu belirmek için değil de, farklı özelliğine işaret etmek için, çünkü köyde tek Mata değildi o. Magomet daha çocukluğunda sakatlanmıştı: ilk başta önemsizmiş gibi duran yara zehirlenmeyle sonuçlanmış ve ayağı kesmek gerekmiştir.

Kubina’da mescit olarak Hasarokov’ların evlerinin karşısında kabristan alanında fazla büyük olmayan ibadet odası kullanılırdı. Ev ve kabristanın arasını Çibiş çayı ayırıyordu.

Yerli çocuklar yaz günleri Kuban’a yıkanmaya koşarlardı. Mata’nın evinin önünden geçerken, mescidden döndüğü zaman onunla sıkça karşılaşırlardı. Ve o suyun diğer tarafında dahi olsa, çocuk grubu mutlaka evinin kapısına girene kadar onu hareketsizce beklerlermiş. Büyüklerin yolları kesilmemeli. Belki de, bir başkası olsa, çocuklar görmemiş gibi yaparak, yollarına koşmaya devam ederlerdi. Fakat Mata’ya karşı böyle saygısızlığı kimse yapamazdı. “Mata efendinin yolundan hiçbir şekilde geçilmemeli” şeklindeki ebeveynleri tarafından tekrarlarca söylenen öğüt herbir çocuğun kafasına, en yaramazı dahi olsa, iyice yerleşmişti.

Mata’nın kendisi kendine karşı fazla saygıyı istemezdi. Yumuşak ve iyi kalpli insan olan o, büyük ihtimalle, uyarıda bile bulunmazdı, eğer çocuklardan bir tanesi ona karşı hata yapmış olsaydı. Fakat bu yumuşaklık çocukları laubaliliğe sevketmeyip, efendiye karşı samimiyeti artırırdı.

Annesi vefat ettiğinde Bilal’e daha on yaşına bile girmemişti. Belki de bu durum baba ve oğlun ilişkilerine de yansımış olabilir. Mata ona karşı fazla sert olmamış, dini vecibelerinin hepsini kusursuz olarak yerine getirmesini istememiş ve ona resim çekimi, müzik gibi çeşitli eğlenceleri yasaklamamıştır.

- Bir keresinde gitarın tek telinde babamın tekrar ettiği zikrin melodisini seslendirmiştim. O memnuniyetle şaşırmıştı. Evimizde gramofon vardı ve ona satın aldığım plakları babam severek dinlerdi, diye hatırlıyor Bilal.

 

Dillere Karşı Çekim

Dördüncü sınıftan itibaren Bilal bölge milli yatılı okula alınmıştı ve genel eğitimi orada tamamlamıştı. Okulda onda ortaya çıkan dillere karşı çekim, 1975 yılında Pyatigorsk Devlet Eğitim Enstitüsü’ne getirmiştir. Beş yıl sonra oradan Fransız ve Alman dilleri öğretmeni olarak mezun olmuştur. Fakat Yabancı Dil okulunda okuma sadece branşı ile bilgileri elde etmekte sınırlı kalmayıp, yeni arkadaş ve sanata karşı daha yakınlaşmaya da neden olmuştur. Fransızca öğretmeni Yevgeniy Filippov gitarı çok seven kişi olarak karşısına çıkmış. Onun etrafında sürekli grup toplanıyor ve halkada sürekli olarak Vladimir Vısotskiy, Bulat Okucava, Sergey Nikitin, Yuriy Vizbor ve diğer ünlü bardların şarkıları seslendirilirdi. Yevgeniy’in kendisi de şiir yazardı, Bilal ise onlara müziği eklemiştir. Ortaya çıkan şarkılar arkadaşların repertuvarlarını daha da zengin yaparlardı. Bu da yazarı yeni eserlere esindirirdi. Fakat belirli bir zamana kadar onlar dar arkadaş çevresi haricine duyulmazlardı.

1980 yılında genç öğretmen Kubina’ya, baba evine dönüyor ve orada artık babanın kendisi yoktu – 1977 yılında artık hayata gözlerini yummuştu. Bilal, şimdi artık Magometoviç – öğretmenlere baba adları ile beraber hitap edilir ya, okulda Fransız dili öğretmeni olarak çalışmaya başlıyor. O çeşitli okul faaliyetlerinde sıkça gitar eşliğinde şarkı söylerdi ve üst sınıf öğrencilerinin birçoğu ondan esinlenerek, söz konusu aleti kullanmayı öğrenmeye başlamışlardı. Belki de, kimi insana pedagojiye aykırıymış gibi gelebilir, fakat öğrenciler ona öğretmenden daha çok, arkadaşmış gibi davrandıkları Bilal’in hoşuna gidiyordu.

Üç sene sonra Bilal Hasarokov askere çağrılıyor. Askerliğin sonunda gene öğretmenliğe devam ediyor, fakat fazla uzun zaman için değil. 1986 yılında onu Kubina Köy Meclisi vekili olarak seçiyorlar ve yürütme komitesi sekreteri olarak çalışmaya davet ediyorlar.  

Vekillik süresini tamamladıktan sonra Bilal öğretmenlik mesleğine dönüyor, fakat bu sefer “Moskovskiy” mikrobölgesinde bulunan Ust-Ceguta 4 No’lu okulunda Abaza dili derslerine giriyor. Bu andan itibaren tüm mesleki ve sanat çalışmaları ana dili ile ilgili oluyor.

Biz Değilsek, Kim Yapacak?

1991 yılında Bilal Hasarokov’u “Abazaşta” gazetesinde çalışmaya davet etmişlerdi. Abaza aydınlarının tümünün toplandığı diyebileceğimiz, redaksiyonda geçirdiği iki yıl onu büyük ölçüde etkilemiştir. Önder Abaza yazar, şair ve gazetecilerden sadece kelimeyle çalışma uzmanlığını değil, hayata karşı tutumu ve kendisinin ondaki yerini de benimsemiştir. Abazalarda edebiyatın coşkun gelişim devri olan XX asrın 60 yıllarından itibaren “şair şairden daha fazla kimse” olarak kabul edilir olmuştur. İlim ve kültür alanlarında profesyonel kadroların bulunmadığı şartlarda edebiyatçılar kendi üzerlerine birçok fonksiyonu yükleniyorlardı: şarkıları yazıp, söylüyor, dili inceliyor, sözlükleri oluşturuyor, edebiyat sürecini analiz ediyor, halkın tarihini inceliyorlardı. “Biz olmazsak, kim?” sloganı Bilal için hayatının en önemli prensiplerinden bir tanesi haline gelmiştir. O sanatla daha ciddi olarak çalışmaya başlamış, ilk olarak Kali Cegutanov, Kerim Mthse, Fatima Apsova’nın şiirlerine müziği yazmış, daha sonra ise kendi metinlerini da yazmaya başlamıştır. Aynı zamanda, sanatında tamamen Abazacaya geçmiş yapmıştır. Onun ilk şarkıları “Düş” (Phız), “Karşılaşmamız Sonsuza Dek” (Antsrala Haniyat), “Annenin Vasiyeti” (An Luasiyat).

- Kerim Mhtse ile tanışıklığımız beni çok etkilemiştir. Onun hayretengiz şiirleri beni esir almış, yakın tanışıklığımız ise, onun hayat görüşünü anlamama yardımcı olmuş ve söz konusu görüş bana çok yakın imiş. Ve tabii ki, yeni şiirlerimi ilk olarak Kerim’e gösteriyordum.

1991 ile 2006 yılları arası dönem Bilal Hasarokov için sıkıca gazetecilik ile bağlı olarak geçmiştir. “Abazaşta” gazetesinde çalışmadan sonra, cumhuriyet radyosunun Abaza redaksiyonunda, “Kanal-Z” kablolu televizyon kanalında ve de “Cegutinskaya Nedelya” gazetesinin baş editörü olarak çalışmıştır. Gazetecilik mesleğinin özelliği odur ki, burada sürekli yeni kişilerler tanışıyorsun ve bu tanışıklar bazen hayatına büyüklük değişiklikler getirebiliyor.

Bilal için böyle tanışmaların en önemlilerden bir tanesi Vladimir Çikatuyev ile karşılaşma olmuştur. Ünlü besteci ve müzisyen, Abaza şarkı sanatında varyete dalının kurucusu, Karaçay-Çerkes ilk vokal grubu “Abazinka’nın” yöneticisi olan Vladimir Çikatuyev, bard için baş eleştirmen olmuştu. 1997 yılından itibaren onlar yeni şarkıların oluşturulmasında birlikte çalışmaya başlamışlar. O zamana kadar sadece yazara özgü şarkı türünde çalışırken, diyapozonunu genişleterek Vladimir Çikatuyev’in varyete müziği için şarkıları yazmaya başlamış, daha geç olarak ise, kendi varyete şarkılarını oluşturmaya başlamıştır. Onları “Abazgi”, “Lokt” müzik grupları, Beslan Mijiyev, Liliya Çukova söylüyordu. Söz konusu şarkılar “Yılın Şarkısı – Abaza” yarışmasında seslendirilmiş ve jüriden büyük puanları almışlardı.

Bilal Hasarokov’un kendisi de “gölgeden çıkmış” ve çeşitli bard şölenlerinde şarkı söylemeye başlamış ve 2015 yılında “Abazaşta’nın Yeni Şarkıları” şarkı yarışması kazanmıştır. Zaferi ona “Misafir” türküsü getirmiştir. Bu şarkısının varyete türü işlemeli ilk söyleme denemesiydi. İç felsefesi itibarı ile çok derin olan eser Oleg Murenko’nun aranjmanı ile yeni sesi elde etmiş ve dinleyicileri daha da fazla etkilemiştir. Yazar ve şarkıcı insanları hayat değerlerini doğru olarak seçmeyi ve her gün yeniden doğan güneşin ışığına ve de herbir yaşanan güne sevinmeye davet ediyorlar.

 Kapsanamayanı da Kapsamak Mümkündür

Bilal Hasarokov sürekli Abaza metinleri ile çalışarak ana dilinin kanunlarının derinlerine dalıyor, yürürlükteki grameri inceliyor, Abaza dilbiliminde varolan sorunlar hakkında düşünüyordu. Bu iş sürekli onu kendine çekiyordu ve nihayet Karaçay-Çerkes Devlet Üniversitesi Kabartay-Çerkes ve Abaza Filolojisi yüksek lisansına götürmüştü. Onu tamamladıktan sonra Abaza dilinin imla ilmi analizini ele almış, konuda tez çalışması yapmış ve Kabartay-Balkar Devlet Üniversitesi’nde savunmasını yapmıştır.

Bu andan itibaretn çeşitli bölgesel, tüm Rusya ve uluslararası seviyelerde çok sayıda ilmi konferanslara katılmaktadır. Devlet birimleri ve toplumsal kuruluşlar tarafından organize edilen çeşitli teftiş meclislere otorite sahibi uzman sıfatında onu davet etmektedirler. Bilal Magometoviç Abaza dili ve Abazaların etnik kültürü konularında KÇC eğitim-metod komplekti milli-bölgesel bileşeni teftiş meclisi üyesi; Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti Eğitim Çalışanlarının Seviye Yükseltmesi Enstitüsü’nün ana dil ve edebiyatları ile ilgili eğitim-metod meclisinin üyesi; “Alaşara” Uluslararası derneğinin Uluslararası Koordinasyon meclisinin “Abaza dili” dalında üyesidir. O “Alaşara” derneğinin Çerkessk şehri özelleştirilmiş bölümünde Abaza dilini “sıfırdan” öğrenmek isteyenler için “Abaza Dili Kursları” projesinin sahibidir.

Bilal Hasarakov, okul Abaza dili ve Edebiyatı kitaplarını denetliyor ve düzenliyor. Abaza dili imla kuralları, Abaza dili arkaizmleri, Abazaların konuşma adabı konusunda başvuru kılavuzlarını hazırlama üzerine çalışıyor. “Alaşara” Derneği Uluslararası Koordinasyon Meclisi programını yerine getirilmesi çerçevesinde ana dili hiç bilmeyen ya da çok az bilenler için “Abaza Dilini Kendine Öğrenme Kılavuzunu” hazırlıyor. Abaza dili stilistik temelleri üzerine doktora çalışmasını hazırlıyor.

Bunun haricinde, yayın çalışmalarında tecrübe sahibi kişi olduğu için (KÇC Öğretmenlerin Seviyesini Yükseltme Enstitüsü’nin Editörlük-Yayıncılık Bölümü’nün başkanlığını yürütmüştür) sıkça çeşitli kitapları hazırlama konusunda ricada bulunuyorlar. Bilal Hasarokov “Kuzey Kafkasya Halkları Edebiyatlarının Ontolojisi (2006 y.), “Abaza Şiirlerinin Ontolojisi (2007 y.) ve diğer bir kısım yayın eserlerin gün yüzünün görmesine katkıda bulunmuştur.

Ayrıca, «Tınha” (Miras) adlı internet sitesini Abazaların dili ve etnik kültürlerinin popularize edilmesi için oluşturmuş, çeşitli site ve Karaçay-Çerkesya” devlet teleziyonu ile muhabir ve Rus dilinde Abazacaya ve tersi yönde tercümeler konusunda işbirliği yapmaktadır. Ve bunların hepsini asıl işi olan Devlet Eğitimcilerin Seviyesini Yükseltme Enstitüsü Kabartay-Çerkes ve Abaza dili ve edebiyatı bölümü başkanlığı ile birlikte yürütüyor. 

- Yapılacak iş çoktur. Ve birilerinin bunları yapması gerekiyor.– diyor Bilal Magometoviç ve omuzları ile hareket ederek, tekrarlıyor. – Biz değilsek, kim yapacak?